|
KEMALİZM
Mustafa Kemal'in içiçe üç büyük
eylemi var: Emperyalizme karşı
kurtuluş savaşı, padişaha karşı
demokratik devrim, toplumun
ümmet aşamasından 'millet'
aşamasına dönüşümü...
Savaşın emperyalizme karşı
verilişi, 'ulusallık' bilincini
pekiştirmiş; Padişah ve
Halife'nin emperyalizmle
işbirliği, hareketin
'demokratlaşmasını' sağlamıştır.
Mustafa Kemal, İstanbul'daki
hükümete başkaldırdığı zaman
'ihtilalci'; devraldığı toplumu
dönüştürmeye koyulunca,
'devrimci' dir. Devrim,
anti-emperyalist kurtuluş
savaşıyla eş zamanlı
yürütüldüğünden, 'kurtarıcılığı'
ağır basmış, 'devrimciliği'nin
gerçek boyutları gözden
kaçırılmıştır.(1)
Kemalizm anti-emperyalist
temele dayanan Türk Devriminin
ideolojisi olarak ortaya
çıkmıştır..
Kemalizm bir ideolojidir:
İdeolojiler, toplumsal
gereksinimleri karşılayan, o
gereksinimleri duyan kesimlerce
benimsenmiş, kendi içinde
tutarlı inanç sistemleridir.
Benzer koşulları paylaşanların,
o benzer koşullarının ürünü olan
sorunlarına çözüm getirirler.(2)
Eğer ideoloji böyle tanımlanırsa
(ki tanımlanması gerekir)
Kemalizm bir ideolojidir.
Kemalizmin
temelleri :
Kemalizmin
üç ana temeli vardır: Tam
bağımsızlık, çağdaşlaşma ve halk
egemenliği.. Kemalizm
anti-emperyalist ve
anti-kapitalist temellere
dayanan devrimci-ulusçu bir
ideolojidir.
Kemalist ideolojinin
çerçevesini oluşturan ulusçuluk,
cumhuriyetçilik ve laiklik
ilkeleri Fransız Devrimi'nden,
devletçilik, halkçılık ve
devrimcilik ilkeleri
sosyalizmden esinlenerek
oluşturulmuştur.(3)
Kemalizm;
Felsefi açıdan; özgür,
dogmalardan kurtulmuş bireylere
dayalı bir demokrasi...
Kalkınma açısından; teknoloji,
bilim, felsefe, kültür ve
sanatın ayrılmazlığından yola
çıkan bir bütünsel kalkınma
modeli...
İdeolojik açıdan; Altı Ok'la
özetlenen altı ilke...(4)
Cumhuriyetçilik: Siyasal
iktidarın dinsel kökenli
olmaktan çıkması, laikleşmesi,
çağdaşlaşması demektir.
Cumhurityetçilik; ulusçu,
demokratik, özgürlükçü ve
çoğulcudur. Bu ilke giderek
demokrasi ile bütünleşir ve
demokrasi'den (halk
egemenliğinden) yana olmak ve
onu savunmak anlamına gelir.(5)
Laiklik: Devlet işlerinin dine
göre değil de toplumun
gereksinimlerine göre
şekillendirilmesidir. Çünkü din
kuralları değişmez ama toplumun
gereksinimleri sürekli değişir.
Toplum ve devlet yaş*****n akla
ve bilme dayandırılmasıdır.
Değişen koşulların yarattığı
sorunlara akla ve bilme uygun
çözümler getirmektir. Farklı
inançtan toplum kesimlerinin bir
arada ve barış içinde
yaşayabilmelerini
kolaylaştırmaktır.(6)
Ulusçuluk: Dışa yönelik
hedefi; çağdaş uluslar
topluluğunun eşit haklara sahip
bir üyesi olmaktır. Ama nasıl
kendisi için eşitlik istiyorsa,
tüm uluslarında eşitliğini
savunmaktır. Saldırgan, şovanist,
ırkçı ve turancı değil
barışçıdır. İçe yönelik hedefi
ise; çağdaş bir ulus
yaratmaktır. Yalnız bu ulusun
temeli ne ırktır ne de din... Bu
ulusun dayandığı temel; ortak
geçmiş, ortak dil ve ortak
kültür'dür. Kökeni ne olursa
olsun Türkiye Cumhuriyeti
sınırları içinde yaşayan herkesi
bir bütün olarak kabul etmek ve
tamamının gelişimi için
çalışmaktır. (7)
Halkçılık: Herhangi bir
sınıfın egemenliğini reddeden
halkçılık, cumhuriyetçilik
ilkesinin içerdiği demokratik,
özgürlükçü, çoğulcu yönetim
anlayışının sadece yasalardaki
bir hak olmaktan çıkarılıp
halklaştırılma-sını, işlerliğe
kavuşturulmasını amaçlar.
Yönetimde, siyasal yaşamda,
kalkınmada, gelir dağılımında,
devlet ve ulus olanaklarının
kullanılmasında halk yararının
gözetilmesidir. (8 )
Devletçilik: Özel çalışma ve
faaliyeti esas tutulmakla
beraber, mümkün olduğu kadar az
zaman içinde milleti refaha ve
memleketi gelişmişliğe
eriştirmek için, milletin genel
ve yüksek yararlarının
gerektirdiği işlerde, özellikle
iktisadi alanda devleti fiilen
ilgilendirmek önemli
esaslarımızdandır. İktisat
işlerinde devletin ilgisi fiilen
yapıcılık olduğu kadar, özel
girişimleri teşvik ve
yapılanları düzenleme ve
denetlemedir.(9)
Devrimcilik: Kalıplaşmayı,
durağanlığı, köhneleşmeyi,
işlevini kaybetmeyi, çağın,
toplumun gerisinde kalmayı
önlemek, dinamik bir devrim
anlayışını sağlamak ve
sürdürmektir.(10)
Gerçekleştirilmiş olan laik,
devletçi, ulusçu, halkçı,
devrimci Türkiye Cumhuriyeti'ni
(yani Türk Devrimi'ni) korumak;
zamanın gereklerine ve çağdaş
gelişmelere göre temelinde yatan
ilkeler doğrultusunda daha da
ileriye götürmektir. (11)
Sonuç
olarak;
Kemalizm, akla, bilme,
gerçekçiliğe, insancıllığa,
özgürlüğe ve sürekli
devrimciliğe dayalı bir
"çağdaşlaşma ideolojisi" dir.(12)
Kemalizm; halkçılık, laiklik,
cumhuriyetçilik, devrimcilik,
devletçilik ve ulusçuluk olmanın
ötesinde, değişen nesnel
koşullar karşısında, bu ilkeler
çerçevesinde sürekli tutumlar
takınmaktır. Kemalizm kesinlikle
salt ileriye açık bir
ideolojidir. Ancak Kemalizm'de
olmayan şey; 'tutuculuk' ve 'statükoculuk'tur.
Mustafa Kemal'in düşünceleri
nesilden nesile aktarılacak bir
put değil; yönlendirici bir
dünya görüşü ve dünyanın dinamik
bir yorumudur.(13)
Kemalizm, kapitalizme ve
sosyalizme kaymayan, az gelişmiş
ülkelere bağımsızlık ve kalkınma
yolu gösteren ve örneklik eden,
emperyalizm karşısında 3. dünya
ülkelerini bir araya getirerek,
emperyalizme karşı bir
platformda birleştiren bir
etkinlik anlayışı
yaratmıştır.(14)
Kemalizm ilerici bir
ideolojidir. Ne geçmişin
bekçiliğidir, ne de kalıplaşmış
bir inanç sistemi.. Değişen
koşullar içinde, sürekli ve
akılcı bir yenilenmeyi ve o
yenilenmenin ilkelerini
içerir.(15)
Günümüzde Atatürkçü olmak,
Mustafa Kemal'in
gerçekleştirdiği ulusal
demokratik devrimi, toplumsal
sürekli değişme içerisinde, bir
sonrakine ulaşmak için geçerli
bir birikim, bir aşama saymakla
başlar.(16)
Kaynaklar:
(1,16)
Atilla İlhan - Hangi Atatürk
(2,5,6,12,15) Prof.Dr. A.Taner
Kışlalı - Kemalizm Laiklik ve
Demokrasi
(4)
Prof.Dr. A.Taner Kışlalı -
Seçimsiz Demokrasi
(3,7)
Prof.Dr. A.Taner Kışlalı -
Siyasal Çatışma ve Uzlaşma
(8,10)
Prof.Dr. Suna Kili - Atatürk
Devrimi
(9)
Cumhuriyet Halk Partisi Programı
1935
(11)
Prof.Dr. Emre Kongar - Atatürk
(13)
Prof.Dr. Toktamış Ateş -
Kemalizmin Özü
(14)
Baki Öz - Atatürk'ün Düzeni
|