|
ATATÜRK DİYOR Kİ
1-Ne
kadar zengin ve müreffeh olursa
olsun, istiklâlden mahrum bir
millet, medenî insanlık
karşısında uşak olmak mevkiinden
yüksek bir muameleye lâyık
sayılamaz.
2-
Bence bir millete şerefin,
haysiyetin, namusun ve
insanlığın vücut ve beka
bulabilmesi mutlaka o milletin
özgürlük ve bağımsızlığına sahip
olmasıyla kaimdir.
3-
Millet ve memleketin menfaatleri
icap ettirirse, insanlığı teşkil
eden milletlerden her biriyle
medeniyet icabı olan dostluk ve
siyaset münasebetlerini büyük
bir hassasiyetle takdir ederim.
Ancak, benim milletimi esir
etmek isteyen herhangi bir
milletin, bu arzusundan
vazgeçinceye kadar, amansız
düşmanıyım.
4-
Milli egemenlik öyle bir nurdur
ki, onun karşısında zincirler
erir, taç ve tahtlar batar,
mahvolur. Milletlerin esirliği
üzerine kurulmuş müesseseler her
tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.
5-
Cumhuriyet fikir serbestliği
taraftarıdır. Samimi ve meşru
olmak şartıyla her fikre saygı
duyarız.
6-
Egemenlik kayıtsız ve şartsız
milletindir.
7-
Bilelim ki milli benliğini
bilmeyen milletler başka
milletlere yem olurlar.
8-
Milli mücadelelere şahsî hırs
değil, milli ideal, milli onur
sebep olmuştur.
9-
Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça
daha büyük işler yapmak için
kendinde kuvvet bulacaktır.
10-
Bir dinin tabiî olması için
akla, fenne, ilme ve mantığa
uygun olması lazımdır.
11-
Her fert istediğini düşünmek,
istediğine inanmak, kendine
mahsus siyasi bir fikre sahip
olmak, seçtiği bir dinin
icaplarını yapmak veya yapmamak
hak ve hürriyetine sahiptir.
Kimsenin fikrine ve vicdanına
hakim olunamaz.
12-
Medeni olmayan insanlar, medeni
olanların ayakları altında
kalmaya mahkumdurlar.
13-
Büyük dinimiz çalışmayanın
insanlıkla hiç ilgisi olmadığını
bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş
olmayı kâfir olmak sayıyorlar.
Asıl küfür onların bu zannıdır.
Bu yanlış tefsiri yapanların
maksadı İslâmların kâfirlere
esir olmasını istemek değil de
nedir? Her sarıklıyı hoca
sanmayın, hoca olmak sarıkla
değil, dimağladır.
14-
Arkadaşlar, efendiler ve ey
millet, iyi biliniz ki, Türkiye
Cumhuriyeti şeyhler, dervişler,
müritler, meczuplar memleketi
olamaz. En doğru, en hakiki
tarikat, medeniyet tarikatıdır.
15-
Bizim devlet idaresinde takip
ettiğimiz prensipleri, gökten
indiği sanılan kitapların
dogmalarıyla asla bir
tutmamalıdır. Biz,
ilhamlarımızı, gökten ve gaipten
değil, doğrudan doğruya hayattan
almış bulunuyoruz.
16-
Milletimiz her güçlük ve zorluk
karşısında, durmadan ilerlemekte
ve yükselmektedir. Büyük Türk
Milletinin bu yoldaki hızını,
her vasıtayla arttırmaya
çalışmak, bizim hepimizin en
kutlu vazifemizdir.
17-
İnsan topluluğu kadın ve erkek
denilen iki cins insandan
mürekkeptir. Kabil midir ki, bu
kütlenin bir parçasını
ilerletelim, ötekini ihmal
edelim de kütlenin bütünlüğü
ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki,
bir cismin yarısı toprağa
zincirlerle bağlı kaldıkça öteki
kısmı göklere yükselebilsin?
18-
Ey kahraman Türk kadını, sen
yerde sürünmeye değil, omuzlar
üzerinde göklere yükselmeye
layıksın.
19-
Anaların bugünkü evlatlarına
vereceği terbiye eski
devirlerdeki gibi basit
değildir. Bugünün anaları için
gerekli vasıfları taşıyan evlat
yetiştirmek, evlatlarını bugünkü
hayat için faal bir uzuv haline
koymak pek çok yüksek vasıflar
taşımalarına bağlıdır. Onun için
kadınlarımız, hattâ
erkeklerimizden çok aydın, daha
çok feyizli, daha fazla bilgili
olmaya mecburdurlar; eğer
hakikaten milletin anası olmak
istiyorlarsa.
20-
Gençler! Cesaretimizi takviye ve
idame eden sizlersiniz. Siz
almakta olduğunuz terbiye ve
irfan ile insanlık meziyetinin,
vatan muhabbetinin, fikir
hürriyetinin en kıymetli timsali
olacaksınız. Ey yükselen yeni
nesil! İstikbal sizsiniz.
Cumhuriyeti biz kurduk. Onu
yüceltecek ve devam ettirecek
sizsiniz.
21-
Yüksek Türk! Senin için
yüksekliğin hududu yoktur. İşte
parola budur.
22-
Sizler, yani yeni Türkiye'nin
genç evlatları! Yorulsanız dahi
beni takip edeceksiniz...
Dinlenmemek üzere yürümeye karar
verenler, asla ve asla
yorulmazlar. Türk Gençliği
gayeye, bizim yüksek idealimize
durmadan, yorulmadan
yürüyecektir.
23-
Biz cahil dediğimiz zaman,
mektepte okumamış olanları
kastetmiyoruz. Kastettiğimiz
ilim, hakikati bilmektir. Yoksa
okumuş olanlardan en büyük
cahiller çıktığı gibi, hiç
okumak bilmeyenlerden de
hakikati gören gerçek alimler
çıkabilir.
24-
Mualimler! Yeni nesli,
Cumhuriyetin fedakâr
öğretmenleri ve eğiticileri,
sizler yetiştireceksiniz. Ve
yeni nesil sizin eseriniz
olacaktır. Eserin kıymeti, sizin
maharetiniz ve fedakârlığınız
derecesiyle mütenasip
bulunacaktır.
25-
Milleti kurtaranlar yalnız ve
ancak öğretmenlerdir.
Öğretmenden, eğiticiden yoksun
bir millet, henüz millet namını
almak istidadını keşfetmemiştir
26-
Türkiye'nin asıl sahibi ve
efendisi, gerçek üretici olan
köylüdür. O halde, herkesten
daha çok refah, saadet ve
servete müstahak ve layık olan
köylüdür. Onun için, Türkiye
Büyük Millet Meclisi'nin
iktisadi siyaseti bu aslî gayeye
erişmek maksadını güder.
27-
Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin
hür, müstakil, daima daha
kuvvetli, daima daha refahlı
Türkiye idealinin belkemiğidir.
|