TOPLULUĞUMUZ

 

ANASAYFA 

FORUM(yeni)

DUYURULAR

ADT TÜZÜĞÜ

KURULUŞ NEDENİ

KURULLAR

ÜYELERİMİZ

SOHBET(irc)

KAYIT OL

İLETİŞİM

 

 
  ETKİNLİKLER
 

2006-2007 ETK.

2005-2006 ETK.

2004-2005 ETK.

 

 
BAĞLANTILAR

 

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ

YERLEŞKEM

 

 
GAZETELER

 

CUMHURİYET

HÜRRİYET

SABAH

MİLLİYET

STAR

FANATİK

YENİ ASYA

DAİLY NEWS

MİLLİ GAZETE

TÜRKİYE

AKŞAM

RADİKAL

YENİ ŞAFAK

YENİÇAĞ

TERCÜMAN

DÜNYA

ORTADOĞU

YENİ MESAJ

EVRENSEL

OLAY

GÜNEŞ

Hakimiyet-i Milliye

 

 


 
 
 

MUAMMER AKSOY

 

 

1917 yılında Antalya’nın İbradı bucağında doğdu. 1939’da Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Zürih Üniversitesi Hukuk ve Devlet Bilimleri Fakültesi’nde doktora yaptı. 1957'de, Üniversite özerkliğinin yokedilişini protesto amacıyla istifa ederek, 3.5 yıl üniversite dışı kalmıştı. 27 Mayıs günü geldiğinde, o, demokrasi için verdiği düşünsel mücadele yüzünden, bir süre önce kapatıldığı askeri cezaevinde yatıyordu. 1961 Anayasası'nı hazırlayan bütün kurulların üyesi olan Aksoy, Temsilciler Meclisi'nde Anayasa Komisyonu'nun sözcülüğünü de yaptı. 1958-60 yıllarında CHP Parti Meclisi üyesi, ilk günden beri Ortanın Solu hareketinin içinde ve bu akımı oluşturanlar arasındaydı. Toplumsal görüşleri, hep "demokratik sol" doğrultusunda olmuştur. Yıllardan beri Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde ve Basın Yayın Yüksek Okulu'nda, "Anayasa Hukuku" ve "Özgürlükler" derslerini okuttu. 15 yıl boyunca Türk Hukuk Kurumu'nun başkanlığını yaptı...

 

Petrol, boraks ve kömürlerin tüm, öteki madenlerin önemli olan rezervlerinin, büyük çaptaki dış ticaretin, bankacılığın ve sigortacılığın, ekonominin kilit noktalarındaki endüstrinin devletleştirilmesi, büyük kentlerdeki ve çevrelerindeki boş arsaların (arsa adayı tarlaların) ve tüm kıyıların halk yararına kamulaştırılması görüşünü, pek çok yazısında ve konuşmasında dile getirmişti. Atatürk'ün ilan ettiği "her alanda tam bağımsızlık"ın, Türkiye için bir yaşam sorunu olduğu kanısındaydı; ve bu inancını yazıları ve konferanslarıyla durmadan savunmuştu. Köylüyü, üzerinde çalıştığı toprakların sahibi yapacak ve kooperatifler sayesinde modern işletmelere kavuşturacak, köklü bir toprak reformunun hızla gerçekleştirilmesini savuna gelmişti.

Türk halkının, toplumsal yaşamımızda hür oylarıyla gerçekten egemen olmasını, 1943'ten beri savunagelen Aksoy, düşünce özgürlüğü başta olmak üzere, insan haklarının tam olarak tanınmasının kişi güvenliğini sağlayan Hukuk Devleti kurallarının tümüyle ve titizlikle uygulanması ve korunmasınının mücadelecisi olmuştu. Hangi yönden gelirse gelsin, şiddete başvurmanın ve kaba kuvvet uygulamalarının herzaman karşısında yer almıştı. Gerçek demokrasinin ve toplumculuğun, ancak halkın bilinçlenmesi ve medeni cesareti sayesinde gerçekleştirileceğine ve sürdürüleceğine inanmıştı. Bütün vatandaşların - meslek eğitimine kavuşma, eğitimlerine uygun iş bulma, insana yaraşır konutlarda oturma, yeterince beslenme, hekime ve ilaca ulaşma gibi - sosyal ve ekonomik nitelikteki anayasal hakları, devletçe tam olarak karşılanmadıkça, gerçek demokrasiden söz edilemeyeceği kanısındaydı.

 

Yıllardır yürüttüğü petrollerimizin ve madenlerimizin devletleştirilmesine yönelik mücadelesinden ötürü, önce kışkırtılmış kişilerin cana kıyma amacı güden saldırılarına hedef olan Aksoy, 12 Mart'tan sonra (işlediği eylemin ne olduğu dahi bildirilmeden) bir süre tutuklanmış, - düzmece kanıtlarla - uydurma suçlardan 15 yıl hapsi istenerek, ikibuçuk yıl Sıkıyönetim Mahkemesi'nde yargılanmıştır. Aksoy, bütün tertipleri ve hayal ürünü yakıştırmaları belgelerle çürüterek suçsuzluğunu kanıtlamış, özgürlüğüne kavuşmuştur.

Türkiyemizin, toplumcu, halkçı ve gerçekten demokratik bir yönetime kavuşmasında, öğretmenlerin büyük görevi olduğuna ve olacağına inanan Aksoy, devrimci Türk öğretmeninin kafa, gönül ve yürek gücünü, geleceğimizin en sağlam dayanağı ve Akgünler'in en etkili güvencesi saymıştı...

1977’de CHP İstanbul milletvekili olarak parlamentoya girdi. Avrupa Konseyi Türkiye temsilciliği ve Türk Hukuk Kurumu başkanlığı görevlerini yürüttü. 12 Eylül 1980’den sonra Ankara Barosu başkanlığına seçildi. 1989’da Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Bahri Savcı, Münci Kapani ve Bahriye Üçok gibi aydınlarla birlikte Atatürkçü Düşünce Derneği’ni kurdu ve Kurucu Genel Başkan olarak çalıştı.

 

31 Ocak 1990 günü Ankara Bahçelievler’deki evinin önünde kurşunlanarak öldürüldü

 


 

 

 

 

ATATÜRK KÖŞESİ

 

ATATÜRK'ÜN HAYATI

ATATÜRK HAKKINDA

ATATÜRK'ÜN FOTOĞRAFLARI

ATATÜRK DİYOR Kİ

UNUTTURULAN ATATÜRK

KEMALİZM

GENÇLİĞE HİTABE

BURSA NUTKU

NUTUK(SÖYLEV)

 

 
ATAK

 

 

 
YİTİRDİKLERİMİZ

MUSTAFA FEHMİ KUBİLAY

PROF. DR.  MUAMMER AKSOY

PROF. DR.  BAHRİYE ÜÇOK

UĞUR MUMCU

PROF. DR.  AHMET TANER KIŞLALI

DR. NECİP HABLEMİTOĞLU

 

 

web inonu.edu.tr  
 
© 2006 İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE TOPLULUĞU

Bu site selcioo ve maximus tarafından yapılmıştır.